birisiyle ilgili bir şeyler yazmak bazen çok ama çok zor olabiliyor. o kişiyle ilgili ne kadar anı birikmişse de, hisler kalpte ne kadar yer etmişse de, akıl boşluğunda uçuşan kelimeler birleşip tek vücut olamıyor, “hadi!” deyince. bir çeşit unutkanlık olsa gerek bu. belki de kekelemenin bir türü. düşünce sektesi.
bakalım toparlayabilecek miyim ne var ne yoksa...
bugün günay hocamın doğum günü. kum saatinin taneleri gereğinden hızlı akıyor; bizse pek farkına varamadan beraber bir seneyi doldurduk bile. günü günün üstüne bindirdik, bir daha bir daha derken saatin kutupları defalarca yer değiştirdi.
deste deste anılarımız oldu beraber. sakin ve sakinliği kovalayan hareketli günler...
bu metin bir doğum günü tebrik yazısı esasen. iyi de neden doğan kişi tebrik edilir ki? onun elinde miydi bu seçim? her neyse dağılmayayım. =) ama okuduğunuz bu yazı öbeğinin klasik bir doğum günü metni olsun istemediğimi açıkça belirteyim. =)
evet, iyi ki doğdunuz hocam, bize ve daha pek çok kişiye adınızın dediği gibi ışık saçtınız ve saçacaksınız; adını “güneş”iyle alan, yaşam veren “gün” ve sonra dinlenmek için karanlığa geçtiğinde hayat, “ay” olup önümüzü görmemizi sağlayan.
daha geçenlerde beraber boyumuzu aşan bir sevinç yaşadık, her gün yeni güne “merhaba” deyiş gibi, var oluş gibi. gücümüzü kendimize gösterdik, kendi gururumuzu okşadık. bu ve bunun gibi daha pek çok anın da bizi beklediğinden hiç şüphem yok. =)
ufaklık bedenimin içine sıkıştırılmış olduğum ve hemen büyümeye çalıştığım yıllardaki okul hayatımda olmasa da şu anda pek çok kişi gibi sizde bana öğretmenlik yapıyorsunuz. sizden öğrendiğim tonla şey varken, öğreneceklerim gözlerimin daha çok parlamasına neden oluyor. =)
iyi ki doğmuşsunuz ve iyi ki tanışmışız hocam. nice mutlu senelere... =)
ve galiba toparlayabildim. =)
seda nur erkan
sıfırüçsıfırbirikibinoniki =)
