olamaz mı? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olamaz mı? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 1972 Pazar

bir artı bir bir eder mi?


-iyi misin?
-bir artı bir... iki eder.
-ne?
-bir artı bir iki eder. bir etmez.
-ateşin var senin.
-jeanne? bir artı bir, bir eder mi?




ayrı ayrı iki şey her zaman toplamda ikiyi vermezden yola çıkarak bütünleşmiş bir hayalden söz etmek isterim; “ben” ve “ben” ve kim demiş iki birin toplamı iki diye? inanmam!

evet, ortada iki olan bir şey var ya, o kanımca sonuç değil. ya da ortada esasen hiç iki yok, hep tek var; toplam diye bir şey yok, olmamalı zaten. her şey aynı, herkes aynı; kimi şeyler daha da aynı.

aynı olan iki şey iki olmaz değil mi ya?

  
farklı kahramanları, farklı yönlerden sivrilterek bu düşünce üzerine şekil alabilecek kelimeleri aklımda kovalarken, bir diyaloğa denk geldim veee aradığım cümleler karşımdaydı. yukarıda, konuklara “hoş geldiniz” demesi için görev verdiğim metin, “içimdeki yangın” filminin sonlarına doğru düğüm çözüldüğünde, kardeşlerinin babaları olduğunu öğrenen iki kardeşin arasında geçen konuşmadır. demek istediğim de ucundan kıyısından bunun gibi. bazen iki farklı kişi de yönleri bakımından sadece bir kişi olur, pek çok zıttın aslında tek olması gibi.



bazı şeyler kimi zaman fazla aynı olur; iki yoktur.





27 Ekim 1971 Çarşamba

mı?

"olamaz mı?
 olabilir."

kısa yolun gişirindeyim. 

arkamdan seslenen trenin sesiyle soğuktan kaskatı başımı çevirdim ve sanki o içindeymiş de, koşan trenin içinde denk gelecekmişiz gibi sadece göz ucuyla baktım. utangaç değilim de, ara sıra aptallıklarım oluyor; alt tarafı sesti gördüğüm, hepsi bu! belki o sadece trendedir, o sahiden gitmiyordur; sadece tren gidiyordur.


kısa yolun girişindeyim. 

durup beklesem, 
tepemdeki lacivertin içinden şemsiyesine tutunmuş gelir mi ki süzüle süzüle? 
kısacık yolu uuuupuzun bir sürede gitsek ya asrın birinde.
kaplumbağaymışız gibi yapsak da "püüff" deyip sırtımızdaki külfeti atamasak, 
evimiz yapsak onu, daha da yavaşlatsın diye içini de taşlarla doldursak.
peki ya şarkıda geçtiği gibi, asrın birinde onun kağıt parası dönüp dolaştıysa
ve sonra gelip gelip benim cebime girdiyse?
teşala gerek yok belki bir eylül akşamında tanışırız. 
"olamaz mı?
 olabilir."